iki hikaye bekliyor.
ben onları bekliyorum, kelimelere dönüşüp gelmeleri yakındır.
merak bizimle olsun.
yeni eski projeler
çalışma vakti.
mutluluk, insanın sevdiği kişiye yakın olmasıymış yalnızca.
bugün
haftalık toplantıda iş arkadaşının babasının kanser olduğunu söylemesi, herkesin gündelik işlerini bir kenara bırakıp uzaklara bakmaya başlaması, hayatın anlamsızlaşması.
Ütopyalar güzeldir.
Ütopya”nın iki sahte anlamı var. Birincisi, ideal bir toplum hayal etme kavramı ki bunun asla gerçekleşmeyeceğini biliyoruz. Diğeriyse, yeni ve sapık arzularla kendini bulan kapitalist ütopya ki bu arzuları doyurmanıza izin vermekle kalmıyor, sizden onları doyurmanızı adeta rica ediyor. Gerçek “Ütopya” ise, durum meselesiz olduğunda; olası ölümün koordinatları dahilinde çözümlenebilmesinin bir yolu bulunmadığında ortaya çıkar. Saf bir hayatta kalma güdüsünden yola çıkarak yeni bir mekan icat etmek zorundasınız. “Ütopya” özgür imgeleme değildir. “Ütopya” en içten gelen bir zorunluluk meselesidir. Onu tek çıkış yolu olarak hayal etmek zorunda kalırsınız. Bugün ihtiyacımız olan da budur.
Düşlerin satıldığı dükkana giren adam, beğendiği düşü parayla satın alamayacağını öğrenince hayal kırıklığına uğrar. Satıcı “Ömrünüzden iki ay rica edeceğiz” deyince “Benim o kadar zamanım yok, çok pahalı” der. Satıcı şöyle bir cevap verir: “Öyle demeyin, bizde öyle düşler var ki, karşılığında bütün bir hayatı istiyoruz.”
hadi yatın artık.
geç oldu.
de gibi.
kelimesinden ayrı yazılmak zorunda olan ek gibiyim.
birlikte yanlış, onsuz anlamsız.
(Source: rafadankontak)
arada buraya da bakın.
twit.
"Hiçbir zaman okulumun eğitimimi engellemesine izin vermedim."
Mark Twain